Ada çayı
(Salvia), Diş otu veya Meryemiye olarak da bilinir,
ballıbabagiller (Lamiaceae) familyasından Salvia cinsini oluşturan
kokulu bitkilere verilen ad. Bütün Avrupa ülkelerinde olduğu gibi ülkemizde de
çokça yetişir. Tüylü ve beyazımsı bir renkte olan yapraklarının kurusu çay
gibi haşlanarak içildiği gibi, et yemeklerine koku ve lezzet vermek için de
kullanılır. Özellikle karaciğer, ördek, kaz, tavuk ve av hayvanlannın
kızartmalannda çok hoş bir koku ve tat verdiği için kullanılir. Avrupa
ülkelerinin mutfaklannda kızarmış patateslerin, hamurlara koyulan yağların
kokulandınlmasında, salamuralarda, etlerin dinlendirilmesinde çok kullanılır.
Adaçayı 30-70 cm boyunda olan
bitkinin menekşe renkli çiçekleri halka dizilişlidir. Karşılıklı olan beyaz
keçeli yaprakları gümüş gibi parıldar ve acımtırak, ıtırlı bir koku yayarlar.
Bahçe ada çayı, güneşli bir yerde yetiştirilmelidir. Don olayına karşı duyarlı
olduğu için, kış boyunca çam dalları ile örtülmesi doğru olur. Ülkemizde İzmir
bölgesinde bahçe adaçayı yetiştirilmektedir. Bir başka tür olan çayır ada çayı
(Salvia pratensis), çayırlarda, bayırlarda ve meralarda yetişir.
Çevresine ıtırlı hoş bir koku yayan mavi–menekşe renkli çiçeklerin pırıltısı
uzaklardan seçilebilir. Çayır ada çayı (Anadolu adaçayı) batı ve güney-batı
Anadolu'da bol olarak yetişmektedir. Anadolu ada çayından "elma yağı" veya "acı
elma yağı" denilen yağ da üretilmektedir. Bu tür adaçayı da kimyasal yapı ve
tedavi etkisi bakımından tıbbi (bahçe) adaçayına benzemektedir.
Toplama/Kurutma
Bitki yaprakları çiçeklenme
öncesi, Mayıs-haziran aylarında toplanır. Etken maddelerinin doruğa ulaştığı
öğlen saatlerinde toplanan yapraklar, gölgeli ve havdar bir yerde kurumaya
bırakılır. İyice kuruduktan sonra ince kıyılarak, hava almayan kaplarda
saklanır
Bileşim
Eterli uçucu yağlar, %30 Thujon,
%5 Cineol, Linalol, Borneol, Salven, Pinen ve kafur; tanenler, triterpenoitler,
flavonlar; Östojen benzeri maddeler; reçineli bileşikler içerir.
Tarihçe
Bu bitkinin çiçekleri, gargara
ve adaçayı sirkesi yapmak için toplanır (bir avuç çiçek, doğal sirkenin içinde
bir süre bekletilir) ve elde edilen sirke, uzunca bir süre hasta yatağından
kalkamayan kişilere rahatlatıcı ve canlandırıcı anlamda sürülerek, masaj
yapılır. Yapraklar daha çiçeklenme başlamadan, mayıs ve haziranda toplanır.
Bitki kuru ve güneşli günler boyunca, eterli yağlar oluşturduktan sonra,
yapraklar öğlen güneşinde toplanır ve gölgede kurutulur. Adaçayı, çok eski
çağlarda da ünlü bir şifalı bitki olarak tanınırdı. 13. Asırdan kalma bir
dizede şöyle deniyor: “Eğer dikmişsen adaçayını bahçeye, ne gerek var ölmeye!"
Adaçayının eski çağlarda da ne
büyük bir övgü ile anıldığını, çok eski bir şifalı bitki kitabı şöyle
anlatıyor: "Kutsal Meryemana, Bebek İsa ile Herodes’un gazabından kaçmak
zorunda kaldığında, kendisini saklamaları için, çayırdaki tüm çiçeklerden
yardım istemiş, ama hiçbir çiçek ona yanıt vermemiş. İşte o zaman adaçayı
eğilmiş ve Meryemana sığınacak bir yer bulmuş. Onun sık ve koruyucu
yapraklarının arasına girerek Herodes’un askerlerinden saklanmış ve askerler
onu görmeden geçip gitmişler. Tehlike geçiştirildikten sonra, saklandığı
yerden çıkan Meryemana, tatlı sesiyle adaçayına şöyle demiş: Bu andan sonra
sonsuza dek insanların en çok sevdiği çiçek sen olacaksın. Seni, insanları tüm
hastalıklardan koruyacak kadar güçlü kılıyorum. Bana yaptığın gibi, onları da
ölümden kurtar!” İşte o zamandan beri adaçayı, insanları iyileştirmek ve
onlara yardım etmek için her yıl yeniden çiçekleniyor.
Faydası
Adaçayı sıkça içildiğinde tüm
bedeni güçlendirir, kalp krizi tehlikesini azaltır ve kötürümlüklerde çok
yaralıdır. Gece terlemelerinde ve aşırı terlemelerde, lavanta çiçeğinin yanı
sıra, yardımcı olabilecek tek bitkidir. Gece terlemesine neden olan hastalığı
iyileştirir ve bu hastalıkla el ele giden aşırı güçsüzlüğe, canlandırıcı
etkisi sayesinde son verir. Hastalık sonrası güçsüzlük hallerinde başarıyla
kullanılabilir. Pek çok doktorun, ada çayının değerli özelliklerini artık
iyice tanımış olduklarını biliyoruz (Referans1: M.Treben). Onu kramplarda,
omurilik rahatsızlıklarında, beze hastalıklarında ve organ titrekliklerinde
büyük bir başarıyla kullanıyorlar. Yukarda belirtilen hastalıklarda, günde 2
su bardağı çay yudumlanarak içilmelidir. Ada çayı, hasta karaciğeri de çok
olumlu etkiler, onunla ilgili tüm rahatsızlıkları giderir ve gazları yok eder.
Kan temizleyici etkisi vardır. Solunum organlarını ve mideyi balgamsı
salgılardan temizler, iştah açıcıdır. Mideyi ve bağırsakları rahatlatır,
gazların dışkılanmasını sağlar. Kramp çözücü etkisi sayesinde, ishalde çok
rahatlatıcıdır. Böcek sokmalarında, sokulan bölgeye adaçayı yaprağının tozu
uygulanır. Ada çayı, dıştan uygulandığında, yaprağın tozu uygulanır. Ada çayı
dıştan uygulandığında (Çalkalama ve Gargara), bademcik iltihabı, boğaz
hastalıkları, diş iltihaplanmaları, yutak ve ağız boşluğu iltihaplanmalarında
veya ülserlerinde özellikle önerilir. Eğer zamanında adaçayı kullanılmış
olsaydı, pek çok çocukta ve yetişkinde bademcik ameliyatına gerek
kalmayabilirdi. Bedenimizin polisleri olarak, zehirli maddeleri yakalayan ve
zararsız hale getiren bademcikler alındığında, ağızdan giren zararlı maddeler
doğruca böbreklere ulaşırlar. Ada çayı, sallanan dişlere, dişeti çekilmesine
ve kanamasına karşı da (Çalkalama ve Gargara) başarıyla kullanılabilir veya
bitki çayına batırılan pamuk hasta bölgelere uygulanır. Ayrıca dıştan
kullanımda da, gargara ve çalkalamaların yanısıra yara kompresi olarak da
kullanılabilir. Sinirli ve yorgun olan kişiler ve dölyatağı (rahim) hastalığı
çeken kadınlar arada sırada ada çayı oturma banyoları almalıdırlar. Zayıf ve
güçsüz çocuklara balla tatlandırılarak içirilir. Bu çay, tahriş kaynaklı
öksürüklerde de başarılıdır.
Adaçayı, aynı zamanda şişkinlik, ishal ve
bağırsak iltihabı rahatsızlıklarında alınır. Çalkalama/gargara yaparak dişeti
kanamaları için kullanılır. Haricen uygulandığında, hasar ve yaraları
hafifletir, cilt yangılarını tedavi eder. Asya’da bu ilaç kanlı idrar, kanlı
balgam, hemorrhoidler için düşünülmüştü. Ve homeopatik (* romatoloji :
homeopatik tıp; özel yöntemlerle hazırlanan doğal ürünlerin çoğu kez az
miktarlarda alındığında sağlığı düzelteceği inancına dayanan alternatif tedavi
yaklaşımı. Bir madde, yüksek dozlarda bir hastalığın semptomlarını oluşturuyor
ise, çok küçük dozlarda o hastalığı tedavi edebilir inancına dayanmaktadır.
Madde her ne kadar seyreltilir ise, o kadar etkili olabilir. Uygulayanlar,
küçük dozlarda hazırlanan bitkisel madde veya minerallerin savunma sistemini
uyararak etkili olduklarını düşünmektedirler.) pratisyen hekimler anne sütünün
taşma olaylarını nizama sokmak için adaçayı kullanırlar. Adaçayı, tüm bu
problemlere yararlı olmasına rağmen, henüz doğrulanmamıştır.
Aynı zamanda da araştırmacılar adaçayının Tip II, insüline bağımlı olmayan
şeker hastalarının( *Endokrinoloji : Tip II DM. İnsülin eksikliği veya
insüline doku düzeyinde direnç oluşumu söz konusudur. Tüm DM’li hastaların
%90’ı bu gruba girer. Genellikle erişkin yaşlarda görülür. Tedavide oral
antidiyabetik ilaçlar ya da insülin kullanılır) tedavisi için adaçayının çok
önemli bir yeri olduğunu tahkik ettiler. Yapılan bir çalışmanın göstermiş
olduğu pozitif sonuçlar, belgelenmesinin gerekli olduğunu ortaya koydu.
Adaçayı nedir; ne sağlar?
Amerika Birleşik Devletleri’nde, adaçayı yemekleri lezzetlendirmek için
bir baharat olarak değerlendirilir. Adaçayı’nın yurt dışındaki tıbbi kullanımı
çok uzun bir tarihe dayanır.Adaçayı, cinsel yolla bulaşan hastalıkları(*
Cinsel ilişki veya kontaminasyon sonucu virüsler (HPV), protozoalar (trtikomonaslar),
bakteriler (treponema pallidum, gonokoklar, klamidya) ve ektoparazitlerle
(scabies sarcoptei) ile geçen sifiliz, AIDS, uyuz, şankroid, üretrit, prostat
benzeri hastalıkları ifade etmektedir) sağlığa kavuşturur, böcek ısırığı için
iyi gelir ve hala Avrupa’da boğaz ağrıları için gargara yapılarak
kullanılmaktadır. Antibakteriyel nitelikleri vardır, virüs ve mantar
gelişimine engel olur. Gerginliği, burukluğu geçirir; terlemeyi ve diğer
salgıları azaltır.
Bu bitkinin ezilmiş hali, kurutulmuş yaprakları, adaçayı çiçekleri
yağının çıkarılması, yaprakları ve tohumları da şifa vermesi bakımından çok
önemlidir. Akdeniz Bölgesi yerlileri, tüm Avrupa ve Kuzey Amerika’da adaçayı
yetiştirilmektedir.
Özel önlemler
Küçük bir tehlike olmasına rağmen, adaçayı dozajın üzerinde kullanılınca
aynı etkileri sağlamayabilir. Bu durumlarda yan etkileri oluşabilir.
Olası ilaç etkileşimleri
Hiçbir etkileşimi olmadığı bildirilmiştir.
Özel
bilgi: Eğer hamileyseniz ya da emdiriyorsanız
Hamilelik süresince bu ilacı almayın.
Nasıl
hazırlanır?
İlacın toz halinde yapılmış ve bronşit için kullanımı açısından 1.66 ons
toz halindeki ilaç 2.66 ons bal ile karıştırılır. (1 ons 28.3 gramdır.)
Gargara ve çalkalamak için hazırlanışı 2.5gram adaçayı (ya da 2-3 damla
adaçayı yağı) 3 ons su ile karıştırılır. Ya da başka bir seçenek olarak, 5
gram (1 çay kaşığı dolusu) bu alkollü esansı bir bardak suyun içerisinde
kullanın. Aynı zamanda sulandırılmamış alkollü esans iltihaplı mukoza zarına (sümük
dokuya) hemen etkisini gösterir.
Türüne
özgü dozajı
Günlük normal dozajı:
Kurutulmuş adaçayı : 4 – 6 gram arası (1 çay kaşığı dolusu)
Adaçayının zaruri yağı : 2 – 6 damla arası
Adaçayı ruhu (alkollü esansı) : 2.5 – 7.5 gram arası (1 çay kaşığı dolusunun
yarısı “1½ “)
Sıvı halde adaçayı esansı : 1.5 – 3 gram arası (1 çay kaşığı dolusunun yarısı
– çeyreği arası)
Adaçayı balı : sabahları ve yatmadan önce 1 çay kaşığı dolusu
Toz halinde adaçayı : aşırı terlemeler için her yemekten önce 1 kapsül
Işık ve rutubetten saklanarak biriktirilmelidir.
Dozajın üzerine çıkılırsa
Dozajın çok üzerinde alkollü esansı ya da zaruri yağından fazlasını
almanız çok tehlikelidir.
Dozajı aşmanız
durumundaki belirtiler: hararet, sıcaklık hissi oluşur, kalp atışı hızlanır ve
baş dönmesi olur. Bir dozaj aşımına dair şüphe durumlarında, derhal tıbbi
yardım alınız.
Bilim
adamları alzheimer için aranan ilacı mutfakta buldu. Adaçayının alzheimer
sendromlarından unutkanlığa karşı etkili olduğu açıklandı.
Şifalı bitkilerle
ilgili en eski metinleri inceleyen Britanyalı bilim adamları, adaçayının
hafıza üzerinde etkili olduğu sonucuna vardı. Britanya'nın New Castle ve
Northumbria Üniversitelerinde yürütülen araştırma için 44 denek seçildi.
Deneklerin bir kısmına adaçayı yağı, bir kısmınaysa etkisiz maddeler içeren
tabletler verildi. Daha sonra yapılan kelime hatırlama testlerinde adaçayı
tableti alanların çok daha başarılı olduğu görüldü.
Araştırma ekibinden Nicola Tildsey, "Bu çalışma, yüzyıllar önce şifalı
bitkilerle uğraşanların çalışmalarının ne kadar değerli olduğunu ve bazı
hastalıklar için onların söylediklerinin ciddi biçimde ele alınması
gerektiğini ortaya koydu" dedi.
Adaçayının alzheimer üzerindeki etkileriyle ilgili daha geniş kapsamlı bir
araştırma başlatan ekibe ilham verenlerin arasında John Gerard'ın 1597 tarihli
kitabı da vardı. Gerard, adaçayının hafızayı güçlendirip, kafayı
çalıştırdığını söylüyordu.
Araştırma, İngiliz Şifalı Bitkiler Araştırma Merkezi'nin (MPRC) daha önceki
bulgularıyla da uyumlu. MPRC'nin araştırmasında, adaçayının, alzheimer
nedeniyle azalan bir beyin kimyasalını koruduğu görülmüştü. Ortalama ömrün
artmasıyla yaygınlaşan alzheimer, ilaç endüstrisinin en aktif olduğu
alanlardan. Adaçayının antioksidan ve iltihapları giderici özellikleri de
bilimsel araştırma konusu.