Bitki
özellikleri:
Her tür toprakta yetişebilir. Bahçe çimlerinin arasında bile görülebilir. Uzun
yapraklar rozet biçiminde, hemen toprağın üstünde toplanmıştır, kenarları
derin loplu ve dişlidir. İçi boş olan uzun sapın ucunda sarı bir çiçeği vardır.
Çiçek solduğunda, yerine oluşan tohum başağı, beyaz ve yuvarlak bir tüy topunu
andırır. Mart-mayıs aylarında çiçeklenir. Sap ve yaprakların hafif acımsı bir
tadı vardır.
Toplama ve
hazırlama:
Nisan-mayıs aylarında, köküyle birlikte çıkarılır. Gölgelik ve havadar bir yere
asılarak kurutulur. Daha sonra, kök ve yapraklar ince kıyılarak kullanıma
hazırlanır. Ama o her mevsimde taze olarak da toplanarak, salatalarda kullanılır.
Kullanım
alanları ve biçimleri:
Hindiba, genel anlamda böbreklerin ve karaciğerin çalışma kapasitesini
fevkalade yükseltir.
Katılgandokuyu(bağdoku)
çok olumlu etkileyerek, yeterli oranda kanın tüm hücrelere ulaşmasına
yardımcı olur. İçerdiği etkin maddelerin birlikte oluşturduğu etki sayesinde,
güçsüz kişileringüçlenmesini sağlar.Romatizma ve gut hastaları,
ilkbahar ve sonbaharda mutlaka 2-4 haftalık bir hindiba kürü yapmalıdırlar.
Şikayetleri kesinlikle azalacaktır. Ayrıca, şeker hastaları için de bazı
rahatlıklar sağlayabilir. Hindiba ayrıca, safrakesesi taşlarının oluşumunuve irileşmesini önler. Oluşmuş olan taşları eritemez, ama ağrıları ve
öteki rahatsızlıkları azaltabilir. Safra azlığı, mide vebağırsaklarda
oluşan şişkinlik ve sindirim bozukluklarında çok başarılıdır. Hindiba
değişik biçimlerde kullanılabilir.
Hindiba
salatası:
Bitki ayıklanıp yıkandıktan sonra, bir süre de sirkeli suda bekletilerek iyice
temizlenmelidir. Bütün veya kıyılmış yapraklar, üstüne zeytinyağı ve limon
eklenerek, yemeklerden önce yenir. Hafif acımsı bir tadı vardır, ama kesinlikle
rahatsız edici değildir.
Hindiba özsuyu:
Taze bitki iyice yıkandıktan sonra, henüz ıslakken mutfak robotuna atılarak suyu
sıkılır. Yemeklerden önce 1-3 kahve fincanı dolusu içilebilir. Özsu uzun süre
saklanamaz.
Hindiba çayı:
Kök ve yaprak karışımı ince kıyılmış olarak, 1-2 tatlı kaşığı dolusu 1 bardak
suya eklenir, hafif ısıda kaynama derecesine geldikten sonra, 1 dakika kadar
kaynatılır ve ocaktan çekilir. 8-10 dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 2-3
bardak çay, tatlandırılmadan, yemeklerden önce içilir.
Yan etkiler:
Bilinen hiçbir yan etkisi yoktur.
Kara
Hindiba (Taraxacum
officinale), Arslandişi ve Radika adlarıyla da tanınır. Nisan
ve Mayısta tüm tarla kıyılarında, çayırlarda ve çimenlerde çiçeklenir. Her yıl
bu çiçek halısını büyük bir zevkle izleriz. Bu tür, sarı çiçekli, çok yıllık,
süt taşıyan küçük bitkilerdir. Yapraklar rozet halinde tabanda toplanmış olup,
kenarları derin loblu ve dişlidir.Rozet yaprakları bazı kentlerimizde ilkbaharda
sebze olarak satılmaktadır.Bitki çok ıslak yerleri sevmez. Yapraklar çiğnenmeden
önce, kökler, ilkbaharda veya sonbaharda, çiçek sapları ise, çiçeklenme
sırasında toplanır. Bitkinin tümü şifalıdır. Her ilkbaharda bitkinin tümü
toplanarak ve haşlanmış patates ve haşlanmış yumurta ile karıştırılarak güzel
bir yemek hazırlanabilir. (Referans1: M.Treben).
Yabani
Hindiba
(Cichorium intybus L.) 1 m'ye kadar yükselebilen çok yıllık otsu bir
bitki olup, yaprakları parçalı ve tüylüdür. Çiçekleri açık mavi ve nadiren beyaz
renklidir. Anadolu'da yaygın bir bitkidir. Özellikle boş tarlalarda ve yol
kenarlarında yetişir. Inülin, uçucu yağ, acı maddeler ve glikozitler
taşımaktadır. Kavrulmuş köklerinin toz elde edilmesiyle elde edilen ürün
Avrupa'da kahve yerine kullanılmaktadır. Hindiba-i berri adıyla da
bilinir (Referans2: T.Baytop). Hindiba'nın bir de sebze olarak kullanılan
(Cichorium endivia L.-Compositae) türü vardır. Bu tür 50-100 cm boyunda, 1-2
yıllık, yaprakları parçalı ve tüysüz otsu bir bitkidir. Türkiye'de yabani olarak
bulunmaz. Bahçe ve bostanlarda (İstanbul, Bursa) sebze olarak
yetiştirilmektedir. İbn-i Sina bu bitkinin yapraklarının yıkanmadan ve
soğuk su ile yapılan ekstrelerinin kullanılmasının gerektiğini savunan özel bir
kitapçık hazırlamıştır. "Hindiba Risalesi" denilen bu kitapçıktan
yazmalar İstanbul kütüphanelerinde bulunur. "Bostan Hindibası, , Frenk
Salatası, ve Göynek adlarıyla da bilinir (Referans2: T.Baytop).
Kara
Hindiba'nın
en önemli iki özelliği, safra kesesi ve karaciğer hastalıklarında
oldukça başarılı oluşudur. Karaciğeri en olumlu etkileyebilen bitkilerden
biridir. Günde yenilen 5-6 çiçek sapının, kronik karaciğer iltihaplarında
iyileşme sağlayabilir . Bu saplar şeker hastalığına da iyi gelebilir. Şeker
hastaları bu saplardan günde 10 tane kadar, bitki çiçekli olduğu sürece
yiyebilirler. Saplar çiçekleri ile birlikte yıkandıktan sonra çiçekler koparılır
ve saplar yavaş yavaş çiğnenerek yenir. Bunlar acımsı, gevrek ve suludur ve
kıvırcık salatanın tadını andırırlar. Sık sık hastalanan ve kendilerini kötü
hisseden kişiler, 14 günlük bir hindiba çiçek sapı kürü uygulayabilirler.
Bu kürün etkisi sizi şaşırtacaktır. Ama bu saplar daha başka hastalıklarda da
yardımcı olurlar. Deri kaşıntılarını, egzamaları ve temriyeleri
iyileştirebilirler. Mide sıvılarını düzene sokar ve mide de birikmiş
maddeleri temizler. Taze çiçek sapları karaciğer ve safrakesesinin
çalışmalarını düzenler. Hindiba, içerdiği mineral tuzların yanı sıra,
metabolizma hastalıklarına karşı çok önemli maddeleri de içerir. Kan
temizleyici etkisi sayesinde, romatizma ve gut hastalıklarında da
yardımcı olabilir. Eğer taze çiçek sapı kürü 4 hafta sürdürülecek olursa,
beze şişkinlikleri de yok olabilir. Sarılık ve dalak hastalıklarında
da hindiba başarıyla kullanılabilir. Hindiba kökü, çiğ
yenildiğinde veya kurutulup çay biçiminde kullanıldığında, kan temizleyici,
sindirim kolaylaştırıcı, ter ve idrar söktürücü ve canlandırıcı etkilere
sahiptir. Bu kökler kanı inceltir ve kanın koyu olması halinde
başarıyla kullanılabilir. Eski bitki kitapları, hindiba yapraklarının ve
köklerinin kaynatılarak, suyunun kozmetik olarak kullanıldığını
yazıyorlar.
Kadınlar gözlerini ve yüzlerini onunla yıkıyor ve böylece saf bir
görünüm kazanabileceklerine inanıyorlardı. Bu bitki, kış dinlenmesine çekilen
bitkilerden değildir ve yaprakları kar altında bile gelişir. Her yıl ilkbaharda,
hindiba çiçeklerinden, çok lezzetli sağlığa yararlı bir pekmez yapılabilir (Referans1:
M.Treben). Bu değerli bitki eskiden beri çok önemli bir yere sahip
olmasına rağmen ne yazık ki, pek çok kişi tarafından tanınmaz ve zararlı bir ot
olarak bilinir. ergenlik sivilceleri ısırgan otunun ve hindibanınkan temizleyici özelliklerini sayesinde iyileştirilebilirler.