Yöresel adları :Gülburnu,
itburnu, gülelması, şillan
Drog adı :Cynosbati
fructus sine semen / çekirdeksiz kabuk
Toplama/kurutma :Olgun
kırmızı meyveler sonbaharda toplanır. Kurutmak için ortadan yarılır ve
çekirdekleri çıkarıldıktan sonra hemen kurumaya bırakılır. İyice kuruduktan
sonra mutlaka hava almayan kaplarda saklanmalıdır. Aksi halde etkenliğinin
önemli bölümünü yitirir.
Bileşim: Bolca C
vitamini ve öteki vitaminler (A, B1, B2, K, P); mineraller, meyve asitleri,
flavonlar, tanen ve şeker. Çekirdekte ise Vanillin vardır.
Etkileri:
Besleyici ve güçlendirici, hafif müshil, hafif idrar söktürücü, bağışıklık
sistemini güçlendirici, soğuk algınlığı, yüksek ateş.
Kullanım alanları: Kuşburnu, doğal C vitamini
içeren en değerli kaynaktır. Bu vitamine ihtiyaç duyulduğunda her zaman
kullanılabilir. Enfeksiyonlara ve soğuk algınlığına karşı, bedenin
savunma sistemlerini güçlendirir. Özellikle ilkbahar kürleri için
çok uygundur. Genel güçsüzlüklere ve yorgunluklara karşı kullanılabilir.
Kabızlık ve hafif safrakesesi, böbrek ve mesane rahatsızlıklarında
rahatlıklar sağlayabilir. Ayrıca, kuşburnunun böbreküstü bezlerini çok
olumlu etkileyerek önemli hormonların üretimine destek sağladığı
bilimsel olarak kanıtlanmıştır.
Yurdumuzun bir çok yöresinde yabani gül formatında kendiliğinden yetişmesine
rağmen son yıllarda özellikle, GiRESUN ve TOKAT yörelerinde kültüre alınmış
dikensiz cinsleri üretilmektedir.
Yabani gül gibi çiçek açmakta olup , Temmuz Ay’ından itibaren misket
büyüklüğündeki meyveleri olgunlaşmaya başlamaktadır.
Dikeni güle nazaran çok az ve zayıf olmakta; kısa budama yapılırsa ,çok güzel
bir görünüm vermektedir.
Kullanım biçimleri: Bir tatlı kaşığı ince
kıyılmış kuşburnu kabuğu, orta boy bir su bardağı dolusu soğuk suya eklenir,
hafif ısıda kaynama derecesine kadar ısıtılır, 10 dakika kadar kaynatılır ve
süzülür; veya aynı miktar bitki aynı miktar kaynar derecede sıcak suyla
haşlanır, 15 dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 2-3 bardak kuşburnu çayı
yeterlidir.
Karışım:
Soğuk algınlığı ve gribe karşı,
kuşburnu ve ıhlamur çiçeği çok ince kıyılarak eşit oranda karıştırılır.
Bir tatlı kaşığı bitki, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar derecede sıcak
suyla haşlanır, 10 dakika demlendikten sonra süzülür. Balla tatlandırılıp içine
biraz limon sıkılan çay, elden geldiğince sıcak ve yudumlanarak içilir. Günde
2-4 bardak yeterlidir.Uyarı: Çok ender olmak üzere alerjik tepkilere yol
açabilir. Çay içimine son verildiğinde bu tepkiler de sona erer. Bilinen
başkaca bir yan etkisi yoktur.
Kuşburnu:
Şimdi Çok Gerekli
Hangi
vitamini ararsanız var. Grip ve soğuk algınlığı için bire bir. Çayı, marmeladı,
hatta şarabı artık sofralarımızda...
Şehir yaşamına
son yıllarda giren kuşburnu, aslında Anadolu'da çok bilinen ve tüketilen bir
bitki. Özellikle Karadeniz'de yetişen kuşburnunun, Gümüşhane'de adına
festivaller düzenleniyor. Büyük şehirlerde ise daha çok çay olarak tüketiliyor.
Boya sanayisinden gıdaya, peyzajdan erozyona kadar pek çok alanda kullanılan,
çok amaçlı bir bitki.
Önce bir vitamin deposu olma özelliklerinden söz edelim. Portakalın C vitamini
deposu olduğunu biliyoruz. Kuşburnunda bulunan C vitamini portakaldan kat kat
fazla. (100 gramında 500-1700 mg).
C vitamininin yanı sıra A, B1, B2, K, P vitaminleri ile, protein, mineraller,
potasyum, sodyum, kalsiyum, magnezyum, fosfor, meyve asitleri ve şeker
bulunuyor. Çekirdeğinde ise vanilin var.
Kuşburnu, enfeksiyonlara ve soğuk algınlığına karşı, bedenin savunma
sistemlerini güçlendirir. Genel güçsüzlüklere ve yorgunluklara karşı
kullanılabilir.
Besleyici ve güçlendirici, hafif müshil, hafif idrar söktürücü özelliği var.
Kabızlık ve safrakesesi, böbrek ve mesane rahatsızlıklarında rahatlık sağlıyor.
Ayrıca, böbreküstü bezlerini çok olumlu etkileyerek önemli hormonların
üretimine destek sağladığı bilimsel olarak kanıtlanmış.
Yara iyileştirici ve kanı temizleyici özelliği var. Böbrek ve idrar yolu
taşları ve kumlarında, kanlı idrarda, gut hastalığında, soğuk algınlığı ve
gripte, bitkinlik durumlarında, rahim kanamasında, mide kramplarında,
yanıklarda, yaralarda, yağlı yemeklere karşı duyarlılık durumlarında
kullanılıyor.
Kan yapıcı, tansiyon düzenleyici, vücudun hastalıklara karşı direncini artırma
gibi özelliklerinin yanı sıra kuşburnu; hemaroid ve ülser gibi hastalıklarda da
yararlı oluyor. Şeker hastalarının kullanması öneriliyor.
Çok yoğun vitamin zenginliği nedeniyle gözlerin dostu. Ve düzenli kuşburnu
tüketmek selüliti engelliyor.
Kuşburnu, A vitamini ve karotenoidler içermesi nedeniyle, gece körlüğü ve diğer
göz problemlerinin yanı sıra akne gibi bazı cilt bozukluklarını önler,
bağışıklığı artırır, kansere karşı koruyucu etki gösterir. İçerdiği B1 Vitamini;
Kan oluşumuna yardımcı olur. Kavrama yeteneği ve beyin fonksiyonlarını
geliştirir. Enerji, büyüme ve öğrenme kapasitesi üzerinde olumlu etkileri
vardır. Vücudu yaşlanmanın, sigara ve alkolün zararlı etkilerine karşı korur. C
Vitamini ise, dokuların gelişimi ve tamiri için gereklidir. Bağışıklık
sistemini güçlendirir.
Kullanıldığı yerler : Kuşburnu, doğal tüketilmesinin yanı sıra gıda sanayisinde
de kullanılıyor. Soframızda; marmelat, reçel, şarap, likör, komposto, jöle,
salata, nektar, meyve suyu, çay biçiminde yer alıyor.
Kuvvetli bir kök yapısına sahip olduğu ve toprağı iyi tuttuğu için erozyonla
mücadele için gerekli yerlere özel olarak ekiliyor.
Kırmızı renkli, yumuşak etli kökleri ayrıca boya sanayisinde de kullanılıyor.
Beyaz ve uçuk pembe renkli çiçekleri, kırmızı meyveleri nedeniyle de peyzaj
çalışmalarında tercih ediliyor.
Kullanım biçimleri: Bir tatlı kaşığı ince kıyılmış kuşburnu kabuğu, orta boy
bir su bardağı dolusu soğuk suya eklenir, hafif ısıda kaynama derecesine kadar
ısıtılır, 10 dakika kadar kaynatılır ve süzülür; veya aynı miktar bitki aynı
miktar kaynar derecede sıcak suyla haşlanır, 15 dakika demlendikten sonra
süzülür. Günde 2-3 bardak kuşburnu çayı yeterlidir.
Anadolu'da özellikle ezme şeklinde kullanılır. Meyveler suda kaynatılır,
ezilir, çekirdeklerinden kurtarmak için elekten geçirilir, sulu kısım hafif
ateş üzerinde, bulamaç kıvamına gelene kadar kaynatılır. Reçel gibi ekmek
üzerine sürülerek yenir.
Soğuk algınlığı ve gripte, kuşburnu ve ıhlamur çiçeği çok ince kıyılarak eşit
oranda karıştırılır. Bir tatlı kaşığı bitki, orta boy bir su bardağı dolusu
kaynar derecede sıcak suyla haşlanır, 10 dakika demlendikten sonra süzülür.
Balla tatlandırılıp içine biraz limon sıkılan çay, elden geldiğince sıcak ve
yudumlanarak içilir. Günde 2-4 bardak yeterlidir.
Kimlik kartı: Kuşburnu gülgiller familyasından. Halk arasında Yabangülü, Şillan,
Deligül, Gülburnu, Gülelması olarak da biliniyor. Çalı formunda. Yaşam süresi
çok uzun. 300 yıllık kuşburnu çalıları olduğu biliniyor. Ancak ekonomik ömrü
30-40 yıl kadar.
Tarihçesi : Kuşburnunun tarihinin gülle eşzamanlı olduğu söyleniyor. M.Ö.
Akdeniz ülkelerinde saflık ve temizliğin simgesi olarak yetiştirilmiş.
Romalılar çiçeğini karın ağrıları için ilaç olarak kullanmışlar, meyvelerinden
kek, reçel ve şarap yapmışlar. Hipokrat zamanında iltihaplara karşı, Ortaçağ'da
ve daha sonraki dönemlerde kan tükürmelere, dişeti kanamalarına, böbrek ve
safra taşlarına, tenyaya, yılancık hastalığına karşı kullanılmış.
Hava değişimine karşı kuşburnu
Sonbahar döneminde ani hava değişimi nedeniyle ortaya çıkan
gribal enfeksiyonlara yakalanmamak için bol C vitamini içeren kuşburnu çayı
tüketilmesi önerildi.
Bir insanın,
günlük C vitamini ihtiyacının 70 ile 100 miligram arasında bulunduğunu anlatan
Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Aziziye Araştırma Hastanesi Klinik
Bakteriyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr.
Mehmet Parlak, bu ihtiyacın, bir bardak kaynatılmış suyun içerisine 7-8 adet
kuşburnu meyvesi konulup bir süre bekletildikten sonra içilmesiyle
karşılanabileceğini kaydetti.
Prof.
Dr. Mehmet Parlak, sonbahar dönemlerinde nezle hastası sayısında önemli oranda
artış yaşandığına dikkati çekti. Hava sıcaklıklarındaki ani değişimin yaşandığı
dönemlerde vücut direncinin düştüğünü anlatan Prof. Dr. Parlak, şunları
kaydetti:
“Grip, nezle ve soğuk algınlığı gibi hastalıklara karşı bol C vitamini
tüketilmesi çok etkili. C vitamini de kuşburnunda bol miktarda mevcuttur. 100
gram kuşburnunda 400 ile 3 bin miligram arasında C vitamini bulunmaktadır. Bu
vitamine ihtiyaç duyulduğu her zaman kuşburnu tüketilmesi gerekir.”
Parlak, kuşburnunun enfeksiyonlara ve soğuk algınlığına karşı, beden savunma
sistemlerini güçlendirici bir etkiye sahip olduğunu vurguladı.
Sonbahar döneminde düzenli olarak her gün en az 3 bardak kuşburnu çayı
tüketilmesinin önemli olduğunu dile getiren Parlak, şöyle devam etti:
“Kuşburnu, genel güçsüzlüklere ve yorgunluklara karşı da kullanılabilir.
Kabızlık ve hafif safrakesesi, böbrek ve mesane rahatsızlıklarına karşı da
etkili olduğu bilinen kuşburnu, özellikle sonbahar döneminde ani hava
değişimine bağlı olarak ortaya çıkan grip gibi hastalıklara karşı tüketilmeli.”
Bir insanın, günlük C vitamini ihtiyacının 70 ile 100 miligram arasında
bulunduğunu anlatan Prof. Dr. Parlak, bu ihtiyacın, bir bardak kaynatılmış
suyun içerisine 7-8 adet kuşburnu meyvesi konulup bir süre bekletildikten sonra
içilmesiyle karşılanabileceğini kaydetti.
Parlak, ayrıca sonbahar döneminde vücut ısısının dengeli tutulmasına dikkat
edilmesi gerektiğini vurgulayarak, bu dönemde giyim kuşama daha fazla dikkat
edilmesini tavsiye etti