REZENE

 

 

Latince ismi : Foeniculum vulgare

Bilimsel sınıflandırma

Alem:

Plantae

Sınıf:

Apiales

Alt takım:

Rosales

Familya:

Apiaceae - Maydanozgiller

Cins:

''''Foeniculum''''

 

Rezene (Foeniculum vulgare), Apiaceae (Maydanozgiller) familyasından iki metreye kadar boylanan iki yıllık kokulu otsu bitki

 

Yaprakları saplı ve tüysüzdür. Bitkinin gövdeleri dik, içleri boş silindir şeklinde ve tüysüzdür. Çiçekler uzun saplı ve bileşik şemsiye durumundadırlar. Meyveleri silindir şeklinde tüysüz ve yeşilimsi esmer renktedir. Tohumları protein ve yağ bakımından zengin bir besi dokuya sahiptir. Daha çok kayalık ve kurak yerlerde yetişir

 

Rezene (Foeniculum vulgare)

İngl. Fennelfruit – Alm. Fenchel – Fr. Fruit de fenovil

Yöresel adları       : Arapsaçı, İrziyan, Raziyane, Mayana

Drog adı                :Foeniculi fructus /meyve(tohum)

Tentür                   : Foeniculum Ø(başlangıç tentürü), D1-D2

Eterli uçucu yağ    : Foeniculi aetheroleum

Bitki özelliği          :Rezene bir kültür bitkisidir,doğada aranmaz.

Bileşim: Ortalama %8 civarında eterli uçucu yağ(%80 Anethol, Fenchon ve Methylchavicol), flavonlar, Bergaptan ve Storiniçerikli cumarinler.

 

Etkileri: Gaz söktürücü, kramp çözücü,uyarıcı, anne sütünü arttırıcı, balgam söktürücü,sindirim problemleri, mide krampları.

 

Kullanım alanları: Rezene, öksürükte balgam söktürücü, özellikle bebekleri ve küçük çocukları yatıştırıcı ve mide şişkinliklerini giderici olarak geliştirilmiş pek çok ilaçta etken madde olarak kullanılır. Kullanımı kolay olduğu için, sindirim sorunu olan bebeklere ve küçük çocuklara rahatlıkla verilebilir.Rezene, sindirim sistemi kramplarını çözücü etkiye de sahiptir. Anne sütünü arttırır. Bebek mamalarına rezene çayı karıştırıldığında, gaz sancıları yaşanmaz. Sindirim sorunlarından kaynaklanan baş ağrılarını da dindirir. Kısaca ve genellikle, sindirim problemleri, şişkinlik, iştahsızlık, balgamlanma, adet görme zorlukları, göz kapağı iltihabı ve sinirlilik hallerine karşı başarıyla kullanılabilir.

 

Bitki çayının özellikle öksürüğe ve akciğer hastalıklarına, boğmaca ve astım kramplarına karşı kullanılmasında büyük yarar vardır. Migrene karşı da denenmelidir. Bazı migren türlerinin kaynağı mide rahatsızlıkları olabilir.Rezene mideyi rahatlattığına göre, migren ağrısını da azaltabilir veya geçirebilir. Yorgun,iltihaplı veya iyi göremeyen gözler rezene çayı ile günde 2-3kere yıkanabilir veya bitki buğusuna tutulabilir.

 

Kullanım biçimleri: Rezene çayı: 1-2 tatlı kaşığı rezene tohumu havanda hafifçe ezilir, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar derecede sıcak suyla haşlanır, 8-10 dakika demlendikten sonra süzülür.

 

İştah açıcı olarak yemeklerden yarım saat önce, sindirimi uyarmak veşişkinliği gidermek için yemekten sonra,tatlandırılmadan içilir.

Öksürük ve akciğer hastalıklarına karşı, günde 3-4bardak taze demlenmiş sıcak çay biraz balla tatlandırılarak yudumlanır. Şeker hastaları tatlandırmaz.

Göz banyoları için de bu çay kullanılır.

 

Karışım:Rezene-anason-frenk kimyonu eşit oranda karıştırıldığında, hem daha etkili, hem de daha lezzetli bir çay hazırlanabilir. Demleme biçimi aynı rezene çayı gibidir.

 

Buğu tedavisi: 1-2 yemek kaşığı dolusu rezene tohumu havanda hafifçe ezilir, yarım veya bir litre kaynar derecede sıcak suyla haşlanır, büyük bir havluyla kafa örtülür ve gözler 5-10dakika boyunca etkilenmeye bırakılır. Rezene banyo kabına çok yaklaşılmamalı, buhar banyosundan sonra hemen serin havaya çıkılmamalıdır. Bu banyo suyu ısıtılarak iki kere daha kullanılabilir.

 

Tentür kullanımı:Foeniculum Ø, D1 veya D2 seyreltileri, iştahsızlık,şişkinlik, öksürük astım ve anne sütünü arttırma gibi durumlarda etkilidir. Günde pek çok kere, 10-15 damla, yarım yemek kaşığı ılık suya eklenerek alınır.

Göz tedavisinde, de kullanılabilir. Yarım bardak ılık suya 40-50damla tentür eklenir, göz banyosu veya kompres biçiminde kullanılır.

 

Eterli uçucu yağ: Kesme şekere 2-3 damla emdirilerek veya yarım bardak ılık suya 8-10 damla damlatılarak, ses kısıklığına ve boğaz ağrısına  karşı gargara biçiminde kullanılır. Gargaradan sonra tükürülür.

 

Uyarı: Çok ender olarak deri alerjileri görülebilir. Bilinen başkaca bir yan etkisi yoktur.

 

Tanımı

Kökeni ve Yayılışı : Çok eskiden beri özellikle Akdeniz ülkelerinde sebze ve salata olarak kullanılmakta idi. Kökeni Akdeniz Bölgesi ve Batı Asya olan rezene bugün değişik yollarla dünyanın birçok yerlerine yayılmıştır.

Botanik Özellikleri : Rezene tek veya çok yıllık bir bitkidir. Kalınlaşmış kazık bir köke sahiptir. Bu kökte özellikle ikinci yıl kuvvetli yan kökler oluşur. Kökler 1-2 m kadar derinliğe gidebilir. Sap 60-200 cm kadar yükselebilir. Kesiti yuvarlağa yakın bir şekildedir. Dallanma özellikle bitkinin üst kısmında olur.
yapraklarının parçaları iplik şeklindedir. Yapraklar bitkinin alt kısımlarında saplı, üst kısımlarında ise gövdeye oturmuş durumdadır. Renkleri koyu yeşilden mavi yeşile kadar değişir. Rezene de çiçekler oldukça küçüktür ve bu küçük çiçeklerin taç yaprakları sarı renklidir.


Meyve 4-10 cm uzunlukta, 2-4 mm genişlikte kahverengi-yeşil renktedir. Meyve birbirlerinden derin bir oyukla ayrılan iki parçadan oluşmuştur.


Kültürü

İklim ve Toprak İstekleri : Rezene verimli, derin kireçce zengin topraklar tercih eder. Ancak rutubetin çok fazla olmaması gerekir. Genellikle meyveler geç olgunlaştığından ılıman iklimlerde Sonbaharı uzun geçen bölgeleri tercih eder. Humuslu ve kumlu-tınlı topraklar da rezene için uygundur.

 

Tohumluk : Büyük tohumlu rezenelerde 1000 tane ağırlığı ortalama 6.6 g'dır. Ancak 1000 tane ağırlığında varyasyon çok büyük olup, bunun 3.8-8.7 g arasında değiştiği bildirilmektedir. Tohumluğun safiyeti % 90-100 arasında değişir. Ancak safiyetin % 95 ten aşağı olmaması istenir. Çimlenme gücü ise % 70 ten aşağıya düşmemelidir. Çimlenmede değişken sıcaklığın olması, ayrıca ışıklı ve akranlık devrelerin bulunması gerekir. Çimlenme genellikle 14 günde son bulur.

 

Yetiştirme Tekniği : Doğrudan doğruya tarlaya ekimi yapılabildiği gibi, çelik şeklinde üretilebilir. Koşullarımızda direkt tarlaya ekimde iyi bir bitki gelişimi sağlanmıştır. Sonbaharda tohumlar 60 cm sıra arası mesafesinde mibzerle ekilmiş ve tohumluk miktarı olarak 1 kg/da kullanılmıştır. Eğer rezene üretimi çelik şeklinde yapılacak ise bu takdirde İlkbaharda Mart, en geç Mayıs başına kadar 30 cm sıra arası mesafesinde tohumları 2.5-3 cm derinlikte ekmek gerekir. 0.4 kg tohumluk 100 m2 için yeterlidir. Buradan elde edilecek pençe 1 dekara kafi gelir. Pençe üretim sahasında yabancı otlara karşı gerektiğinde çapa yapmak gerekir. Yabancı otlarla herbicidlerle mücadele çimlenmeden önce Afalan, Alipur, Gesagard, çimlenmeden önce ve sonra ise Tenoran kullanılır. Ekim sonunda rezenenin toprak üstü kısmı biçilir bu kurutulup öğütüldükten sonra yem sanayiinde kullanılır. Toprakta kalan penceler sökülüp şeker pancarında olduğu gibi saklanır. Pençelerin üzerlerinin çok kalın örtülmesi gerekir. İlkbahara doğru mümkün olduğu kadar erken Şubat veya Mart aylarında örtü kısmı kaldırılır. Pençelerin uçlarından biraz kesilir. Dikilecek pençeler en azından parmak kalınlığında olmalıdır. Kışı soğuk olmayan yerlerde rezene pençeleri tarlada kalabilir. Burada da üzerlerinin hafif bir sap vs. ile örtülmesi önerilmektedir. Burada sorun tarladan pençelerin mümkün olduğu kadar erken sökülmesidir. Pençelerin dikimi genellikle 62.5 x 40 cm ara ile yapılır. Pençeler teker teker ancak zayıf pençeler ikişer ikişer dikilir.

 

Ekim Nöbeti : Ahır gübresi ile gübrelenmiş patatesten sonra rezene çok iyi yetişir. Ancak verimli topraklarda ve iyi gübrelenmiş durumda tahıl da iyi bir ön bitkidir. Pratikte şeker pancarından sonra rezene yetiştirilmesi önerilmez, zira toprakta çok azot birikir ise fazla miktarda vejetatif aksam gelişir. Böylece meyvelerin olgunlaşması gecikir. Rezene kendine dayanıklı değildir. Bu nedenle bir rezene ekili yere ikinci defa ancak 6-7 yıl sonra getirilmelidir. Rezenenin bıraktığı toprağı ise gübrelenmiş bir çapa bitkisi toprağı şeklinde değerlendirilmelidir. Ancak rezene hasadından sonra toprakta kalan anızın ürümesi geç olduğundan hemen hazırlanması güçtür. Bu nedenle rezeneden sonra ya geç ekilen kışlık tahıl veya yazlık tahıl gelmelidir.

 

Gübreleme : Genel olarak rezeneye ahır gübresi verilmesi önerilmez. Mineral gübre olarak 4-6 kg/da N, 4.5-7 kg/da P2O5 ve 8-10 kg K2O verilmesi öngörülmektedir.

 

Hasat : Rezene'de hasat çok sayıda meyvelerin büyüme olgunluğuna eriştiğinde yapılır. Bu tahıllarda sarı olum devresine eş değerdedir. Hasatta çeşitli yöntemler kullanılır. Bunlardan biri, rezenenin biçer bağlar ile biçilmesidir. Biçimden sonra demetler dik konularak kurutulur. Yeterince kuruduğunda tarlada harman makinası ile harmanı yapılır. Ancak tarlada yeterince kurutma olanağı bulunan yerlerde biçer döverlerde hasat etme imkanı vardır. Genellikle tam kurutma söz konusu değildir. Bu nedenle biçer döverle hasat yaptıktan sonra son kurutma gereklidir.

 

Verim : Koşullarımızda yapılan bir çalışmada tane veriminin 34-75 kg/da arasında değiştiği bulunmuştur.

 

Hastalık ve Zararlıları : Köklenmiş ayrıca ikinci yıl genç rezene bitkilerinde Othiorrhynchus ligustici önemli zarar yapmaktadır. Bununla mücadelede Gesarol önerilmektedir. Rezene'de köklere özellikle Tipula oleraeca zarar vermektedir.
Mantari yaprak zararlılarından plasmopara nivea, Corcospora foenicula ayrıca Ukomyces önemli zararlar vermektedirler. Özellikle saplarda Sclerotinia scherotiorum ve Phoma türleri zararlı olmaktadırlar. Sürgün uçlarında ise Lygus campestris kalmi'nin zararları büyüktür.

 

Tüketimi

Kullanılan Bitki Kısmı : Radix Foeniculi, Herba Foeniculi, Fructus Foeniculi

İçerdiği Maddeler : İyi bir rezene meyvesi % 3.5-6 uçucu yağ içerir. Koşullarımızda ortalama % 5.1 olarak saptanmıştır. Bileşimin en önemli meddesi Anethol'dur ve % 30-60 arsındadır. Bu anason ile aynı aromaya sahiptir. Ayrıca acı kafur'a benzer tat da bir madde daha vardır ki, buda fenchon'dur. bunun oranı uçucu yağda % 10-20 arasında değişir. Ayrıca Fosniculin ve methylchavicol bulunur. Meyve endospermi % 12-18 yağ, % 14-22 protein içerir. Genel olarak uçucu yağ oranı ile meyve uzunluğu arasında bir ilişki vardır.

 

Kullanılışı : Rezene eskiden beri göz kuvvetlendirici olarak kullanılmıştır. Bu gün halk arasında da midevi ve gaz söktürücü olarak kaynatarak içilir veya meyveleri kavrulur, dövülür ve balla karıştırılarak sabahları birer tatlı kaşığı alınarak kullanılır.

                      ( Foeniculum vulgare Mill. )

 

Tıbbi

Fructus Foeniculi

Çince

Xiao hue xiang, Wooi heung, Hui xiang, Xiaohuixiang

İngilizce

Sweet cumin

Fransızca

Fenouil, Aneth doux

Almanca

Fenchel

İsrail dilinde

Shumar

Hintçe

Saunf, Moti saunf

Italyanca

Finocchio

Rusça

Sladkiy ukrop, Fenkhel, Aptechniy ukrop

İspanyolca

Hinojo

Turkçe

Rezene

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Rezene / Foeniculum Vulgare

 

MAYDANOZGİLLER (Apiaceae) familyasından kokulu otsu bitki. Raziyene olarak da bilinir. Anayurdu Güney Avrupa ve Anadolu’dur. Hoş kokulu tohumları için ABD’de, İngiltere’de ve Avrupa’nın ılıman kesimlerinde tarımı yapılır.

 

Türkiye’de doğal olarak yetişmesine karşın ekimi yapılmaz. Rezene çoğunlukla bir metreye kadar boy atan çok yıllık bir bitkidir. İpliksi bir görünüm sergileyen ince parçalı yaprakları vardır. Küçük ve sarı renkli çiçekleri şemsiyemsi salkımlarda toplanmıştır. Yeşilimsi ya da sarımsı kahverengi tohumları silindir biçimli ve hafif kıvrıktır, sırtında da beş yatık çıkıntı bulunur. Bunlar her ne kadar tohuma benzerse de, aslında botanik bilimi bakımından tohum değil, meyve olarak kabul edilir.

 

Tarihte rezene

Rezene klasik Yunanca’da Marath (w)on adını alırken (Maratuwo biçiminde yazılır) bir zamanlar adını verdiği Attika Ovası’nda bolca yetişirdi. Burası M.Ö. 490’da, Yunan komutanı Miltiades’in Pers saldırısını geri püskürttüğü ve er Pheidippides’in (diğer adı Ariston) zafer müjdesiyle Marathon’dan Atina’ya 40 km’lik koşuyu gerçekleştirdiği ovadır. Marathon sözcüğünde aynı zamanda, insanoğlunun ateşi keşfedip, yemek pişirmeyi buluşunun kökenindeki söylence vardır. Çünkü Prometheus, tanrılardan çaldığı içten içe yanan bu paha biçilmez nimeti, dev bir rezenenin içinde getirir.

 

En eski kültür bitkilerinden biri olan Rezene, Romalılar tarafından da iyi değerlendirilmişti. “Bir gladyatörün güçlü ve haşin olmasını istiyorsanız, yemeklerine rezene katın. Eğer o savaşır ve yenilirse ölüsüne rezeneden çelenk takın.” Uzun ziyafetler döneminde Romalı savaşçılar sağlıklarını korumak, kadınları ise şişmanlığı önlemek için rezene yerlerdi. Çünkü tohumları gaz söktürücü olarak kullanılan ve genç sürgünleri ise sebze olarak yenen rezene, koku vermek amacıyla da şekerleme likör, pasta ve ilaçlarda kullanılırdı. Sonradan bu uçucu yağ-katı yağ, sabun ve parfüm sanayinde de kullanılmaya başlandı.

 

Kullanım alanları

Rezene halk arasında gaz söktürücü, mideyi ve gözü kuvvetlendirici olarak kullanılır. Süt artırıcı etkisi sayesinde annelerin severek kullandığı rezenenin yaprağı, yara iyi edici, kökü ise idrar çoğaltan bir işleve sahiptir. Uçucu yağ ve katı yağ çıkarıldıktan sonra kalan küspe, yüzde 22 kadar albümin ve değerli enzimler taşıdığından çiftlik hayvanları için iyi bir gıdadır. Rezene kökü, sap ve yaprakları aroma ve dayanıklılık sağladığından, turşuculukta geniş ölçekte kullanılır. Bu etkileri eski Mısır ve eski Mezopotamya’da da bilinirdi. Nitekim rezene, eski Mısır ve eski Mezopotamya’da “Materia Medica”larında kayıtlıydı. Anglosaksonlar ise şeytana karşı olan gücü nedeniyle rezeneyi dokuz yararlı ottan biri sayardı.

 

İmparator Şarl iyileştirici özelliklerinden ötürü 812 yılında rezenenin imparatorluk bahçesi için gerekli olduğunu söylemişti. Yine İngiltere Kralı II. Edward’ın doktoru olan Gaddesdenli John (1280 -1361) körlük tedavisinde, rezene ve maydanoz şarabı kullanılabileceğini gösterdi.

 

Yemek kültürleri içinde, rezene tohumları soslar, balık yemekleri ve ekmekte kullanılırken yeni sürgünleri kış salatalarında değerlendirilirdi. Özellikle Hint yemeklerinin sonunda rezene içeren bir çay, ağır besinlerin sindirimine yardımcı olduğundan tercih edilirken, Floransa’da kökü, çiğ olarak dilinip ya da rendelenerek salata ve sandviçlere konurdu. Bileşimindeki uçucu ve katı yağların yanı sıra, albüminli maddeler nişasta, provitamin, flavonlar, bergoptan ve storin içerikli cumarin bulunan rezene, iştahsızlık, sindirim zorlukları ve safra kesesi rahatsızlıklarına karşı etkisiyle, kronik mide mukoza iltihabına karşı başarıyla kullanılan bir bitkidir. Rezene çayı, bu bakımdan çok faydalıdır. Ayrıca iştah açıcı olarak yemeklerden yarım saat önce, sindirimi uyarmak ve şişkinliği gidermek için ise yemekten sonra, tatlandırılmadan tüketilmelidir.

 

Göz banyoları için ise 1-2 yemek kaşığı rezene tohumu havanda hafifçe ezilir, bir litre kaynar suyla haşlandıktan sonra, büyük bir havluyla baş örtülür ve gözler 5-10 dakika boyunca bu buhar banyosundan yararlandırılır. Rezene, bileşimindeki katı ve uçucu yağlar nedeniyle etkin olduğundan, bu banyo ısıtılarak ikinci kez, aynı amaçla kullanılabilir.

 

Başarının sembolü olan şifalı ot: REZENE

Romalılar'ın baştacı rezene, bilinen en eski şifalı otlardan biri. Akdeniz'in bu faydalı bitkisi, Romalı gladyatörlerin başarı sembolü olarak da tarihe geçti

Güney Avrupa, Akdeniz, Cezayir, Mısır, Çin ve Rusya'da gelişip serpilen rezene, dereotunun ikizi gibi görünse de aslında çok farklı. Fransızlar'ın soslarında kullandığı rezene, Cezayir'de ise ince ince doğranıp limon ve zeytinyağıyla salata halinde tüketiliyor.

FARKLI İSİMLERLE ANILIYOR
Sonbahardan yaz ortasına kadar yol kenarlarında, çayırlık ortamlarda serpilen rezene yapraklarıyla sofraları şenlendirirken, sohbaharda da tohumları devreye giriyor. Sofra dergisinin son sayısında geçmişi ve insan vücuduna olumu etkileriyle geniş yer verilen rezenenin tohumları, ilaç yapımında kullanılıyor. Ege'de 'Arapsaçı' namıyla anılan rezene Türkiye'nin farklı köşelerinde farklı isimlerle tanınıyor. Mesela, İnebolu halkı ona 'Bokluk otu' adını yakıştırırken, Diyarbakır'da 'Mayana' diye biliniyor. Adanalılar ise rezeneyi, 'Rezdane' ve 'Sincilip' olarak sofrasına taşıyor. Bu faydalı bitki, semt pazarlarında ve aktarlarda satılıyor. Anasonla tat benzerliği çok kuvvetli olan rezene, hamilelere ve yeni doğmuş bebeklere şifa dağıtmayı kendine bir görev biliyor adeta... Hamileliğinin son günlerinde rezene çayı içen annenin sütü artarken, bu şifalı ot bebeğin gaz çıkarmasına da yardımcı oluyor.

SİNİRLERİ YATIŞTIRIYOR
Bir fincan suda kaynatılan bir tutam rezene tohumu, çay kaşığıyla bebeğe birer yudum içirilince, operasyon tamamlanıyor. Almanya'da ilaç olarak kullanımı onaylanmış bir bitki olan rezene, potasyum ve sodyum açısından çok zengin. Vücut sıvılarının dengelenmesindeki etkisi de bu sodyum- potasyum beraberliğinden kaynaklanıyor. Hazmı kolaylaştırıcı olmanın ötesinde açlığı giderici bir etki de yaratan rezene, mide guruldamalarının en doğal çaresi olarak öneriliyor. Rezene sadece bedenin değil ruhun da beslenmesine yardımcı oluyor. Teskin edici etkisiyle, sinirleri yatıştırıp, mutlu kılıyor

 

Cinsel gücünüzü arttırın: Rezene

Bilinen en eski afrodizyaklardan biri olan rezenenin her gün bir parça tüketimi cinsel gücü arttırır. Rezenenin tohumundan köküne kadar her şeyi kullanılabilir.

Çok eski zamanlardan beri bilinen ve Romalılar’ın baş tacı olan bu bitki gladyatörlerin güçlü ve haşin olmalarını sağlamak amacıyla kullanılıyordu. Romalı savaşçılar sağlıklarını korumak, kadınlar ise zayıf kalmak amacıyla rezene yerlerdi.

Anglosaksonlar şeytana karşı gücü olduklarına inandıkları bu bitkiyi dokuz yararlı ottan biri sayarlardı. İmparator Büyük Şarl iyileştirici özelliklerinden ötürü 812 yılında rezenenin her imparator bahçesi için gerekli olduğunu vurgulamıştı.

Kökeni Akdeniz ve Batı Asya olan rezene eskilerden beri sebze ve salata olarak kullanılır. Bugün dünyanın çeşitli yerlerinde yaygın olarak kullanılır.

Rezene verimli ve kireç bakımından zengin ama fazla nemli olmayan topraklarda yetişir. Ilıman ve sonbaharı uzun geçen iklimleri tercih eder. Görüntü olarak dereotuna çok benzese de yararları çok farklıdır.

Bir çok faydalı özelliğinin yanı sıra sinirleri de yatıştırdığı bilinir.

Her gün meyvesi dövülüp balla karıştırılarak bir kaşık tüketilirse veya kaynatılarak çayı içilirse insan sağlığına kattığı bir çok yararla birlikte cinsel gücü ve isteği arttırır.

 

Aşırı dozda alınmaması gerekir.

 

Nelere faydası vardır?

- Cinsel gücü ve isteği arttırır
- Gözlere iyi gelir
- Mideyi rahatlatır
- Gaz söktürücü özelliği vardır
- Hazmı kolaylaştırır
- Açlık hissini yatıştırır
- Teskin edici etkisiyle, sinirleri yatıştırır ve mutluluk hissi verir
- Özellikle bebek ve çocuklarda mide-bağırsak sistemindeki krampları hafifletir

 

 

Nasıl kullanılır?

Tohumu: Soslar, balık yemekleri ve ekmek yapımında kullanılabilir. Ayrıca yeni sürgünleri kışın salatalara eklenir. Tohumu çiğnenirse nefesi ferahlatır ve soluğun kokusunu temizler.

 

Yaprağı: Salata ve sebze yemeklerinin üzerine doğranır. Çorba ve yağlı balık yemeklerine katılır. Yaprakları kaynatılarak çay olarak içilir

 

Gövdesi: Körpe gövdesinden salata yapılır

 

Soğanı: Çiğ olarak dilimlenip sandviç veya salatalara eklenir. Ayrıca kök sebzesi olarak pişirilebilir.

 

Güzellik için: Tohum ve yaprağı kaynatılıp buharı yüze uygulanırsa gözeneklerin açılmasını sağlar ve cildi derinlemesine temizler

 

Şifanın bilinçli adresi:   www.herbalistatabay.com

www.bilgideposu.com

 

www.beyintedavisi.com